Katerina Foti ile Söyleşi ya da Sahibinin Sesinden: The Kitchen Dance_A House Trance Vocabulary

** İstanbul Fringe Festival’in 6 edisyonu için Yunanistan’dan Türkiye’ye gelen Katerina Foti ile performansı üzerine yaptığımız söyleşi

quote

“Kadınlar tarafından yapılan ev işleri ya da ev içi emek diye tanımladığımız şey görünmez değil, aksine son derece belirgin. Benim için asıl görünmez olan duygusal emek ve bu, diğer tüm baskı türlerini de besleyen en nihai kadın görevi oluyor sonunda.”
Katerina Foti

Pınar Arabacı: The Kitchen Dance bildiğim kadarıyla kişisel bir proje. Nasıl başladı süreç, nasıl devam etti? Biraz bahseder misin?

Katerina Foti: The Kitchen Dance projesi üzerine nerdeyse iki yıldır çalışıyorum. Evet, benim kişisel projem. Fringe İstanbul’da izlediğiniz versiyonuna gelmeden önce de oldukça uzun bir araştırma sürecinden geçtim. Şöyle başladı diyebilirim: 2022 yılında, Eleusis-2023 Avrupa Kültür Başkenti tarafından düzenlenen ve Aerites Dans Topluluğu ile iş birliği içinde gerçekleştirilen bir sanat programında misafir koreograf olarak yer aldım. URTOPIAS başlığı altında düzenlenen bu programa, Eleusis’te sanatsal araştırmamı yürütmek üzere davet edildim. Eleusis, Atina’ya çok yakın, köklü bir tarihi mirasa sahip, aynı zamanda da çok kültürlü tipik bir Yunan taşra kenti. .Bu programın sonunda da Eleusis’ten ilham alarak bir eser yaratma fikri doğdu ve şehirle kişisel bağımı kurmaya, aramaya başladım. Sonunda da bu bağı Eleusis’in kültürel derneklerindeki kadınlarda buldum.

Orada bulunduğum süre boyunca röportaj yaptığım kadınlar, bu derneklere katılmalarının, mutfaktan uzaklaşmanın bir yolu olduğunu ima ediyorlardı. Dernekler onlar için sosyalleşebildikleri, güvenli ve eleştiriden uzak tek yerdi. Güçlü bir feminist bakışa sahip olduğuma inanıyorum. Bu bakış bende hep kadınların ev işlerini üstlenme zorunluluğu nedeniyle boş zamanlarının olmadığı fikrini yaratıyordu, ancak bu uzun araştırma sürecinden sonra fark ettim ki mutfak yalnızca bir kadının toplumun ona dayattığı ataerkil rolü yerine getirdiği bir yer değil. Kadınlar o alanda kendileri de olabiliyorlar, çünkü gözetlenmiyorlar oradayken. İşte bu tanıklık hem Eleusis’teki kadınlardan hem de kendi ailemin kadınlarından ilham alarak “The Kitchen Dance_A House Trance Vocabulary” başlıklı performansımı oluşturmama sebep oldu. Bu performans, Eleusis – Avrupa Kültür Başkenti’nde yerinde sergilendi ve geçen Kasım ayında Atina’daki Thission Tiyatrosu’nda da sahne versiyonu izleyiciyle buluştu. Şimdi de İstanbul’dayım.

Pınar Arabacı: Bu durumda iki yıla varan bir hazırlık süreci oldu diyebilir miyiz?

Katerina Foti: Evet diyebiliriz. Neredeyse iki yılda şekillendi proje. Son bir ayda da yoğun olarak sahneleme provaları oldu Başlangıç süreci, kadınların mutfakta yaptığı jest ve günlük hareketler üzerinde çalışmakla geçti. Fakat sadece ev işlerine ve onların yapılış biçimine odaklanmadım, aynı zamanda yorgun bir bedeni, kadına uygulanan başka baskıların farklı kökenlerinden gelen sosyal baskıyı ve bu baskının altında günlük rutinini gerçekleştirmeye çalışan bir bedeni temsil eden hareketler üzerine de çalıştım.

Pınar Arabacı: Bu performansa hazırlanırken seni en çok zorlayan şey neydi?

Katerina Foti: En zorlayıcı şey, sahnede bir hikaye anlatmam oldu — sahnedeki kadının bir ismi var, o Kaiti, bu isim çok yaygın bir Yunan ismi. Kaiti’nin aynı zamanda bir geçmişi, bugünü ve geleceği var. Bu, sadece fiziksel olarak sergilenebilecek bir şey değil; performans sırasında bu duyguları da olabildiğince vermek üzerine çalıştım.

Pınar Arabacı: Küçük bir mutfak dekorunda tüm bu nesnelerle çalışırken karşılaştığın fiziksel ve duygusal zorluklardan da bahsedebilir misin?

Katerina Foti: Eşyalar, mutfak nesneleri fiziksel sürece dahil olduğunda, temel zorluk, onlarla doğru ve dikkatli çalışmak ve onları kullanmak için bir sebep bulmaktır. Nesnelerin, eserin dramaturjisinin bir parçası olarak belirli bir amacı olmalı. Bu nedenle, benim için bu eşyaları sadece pratik bir şekilde kullanmak değil, aynı zamanda sahnedeki kadının belirli bir duygusunu ifade edecek şekilde kullanmak çok önemliydi.

Pınar Arabacı: Bu temayı ve bu karakteri oynamayı neden seçtin?

Katerina Foti: Bence karakter beni seçti. Hareket araştırmaları sırasında, bu kadının bir parçam olduğunu fark ettim, çünkü onun içinde kadın atalarımdan bana gelen, kendi içimden ve köklerimden bulduğum unsurlar mevcut.

Pınar Arabacı: Ev içi emek aslında görünmez, önemsenmez, küçümsenir. Bunu sahnede ifade etmenin yollarını araştırırken neler fark ettin?

Katerina Foti: Bana şöyle düşündürttü bu araştırma: Kadınlar tarafından yapılan ev işleri ya da ev içi emek diye tanımladığımız şey görünmez değil, aksine son derece belirgin. Benim için asıl görünmez olan duygusal emek ve bu, diğer tüm baskı türlerini de beleyen en nihai kadın görevi oluyor sonunda. Kadınlar her türlü bakım işiyle görevlendirilir. Sahnede kullandığım hikaye çizgisi de bu; hepimizin tanıdığı ev işleri ve görevleri üzerinden duygusal emeği ifade etmenin bir yolunu arıyorum.

Pınar Arabacı: Oyunda dikkatimi çeken bir diğer şey de Kaiti’nin yani aslında Katerina’nın hamile oluşu. Bu, oyun için kurgulanmış bir hamilelik değil. Gerçek bir hamilelik. Projeden önce mi hamile kaldın yoksa proje sırasında mı?

Katerina Foti: Geçen Nisan ayında hamile kaldım, üstelik Eleusis ve Atina’daki ilk performansların ardından ve performansla birkaç festivale başvurduktan sonra oldu. Çünkü amacım bu performansı yurt içinde ve yurt dışında sergileyerek gezdirmekti. Eserimdeki karakter benim bir parçam olduğu için, içinde bulunduğum herhangi bir duruma uyum sağlayabilir diye düşündüm.

Pınar Arabacı: Hamileliğin prova sürecini ve performansa genel yaklaşımını nasıl etkiledi?

Katerina Foti: Olumlu etkilediğini düşünüyorum. Bu hamilelik unsuru dramaturjiye başka bir katman da eklemiş oldu, ben de hamilelik nedeniyle süreci durdurmadım. Çünkü süreci ve hikayeyi de besledi hamileliğim. Provaya girdim ve bu yeni ve çok duygusal durumla Kaiti’yi araştırmaya devam ettim. Hatta hamileleik sayesinde belki de Kaiti’yi daha iyi anladım. Bir tek fiziksel olarak zorlayıcı olan bazı sahneleri yeniden düzenlemek gerekti. Onu da hallettik zaten.

Pınar Arabacı: Hamilelik süreci ve hikayeyi besledi dedin? Bunu biraz daha açar mısın?

Katerina Foti: Hamilelik, her kadın için benzersiz bir süreçtir. Bedenimle çalışan bir kadın olarak, hayal bile edemediğim değişimlerle başa çıkıyorum, ancak memnunum çünkü vücudumda yeni bir hayat taşımak, duygusu çok kuvvetli bir deneyim. Anne oluyorum. Olacağım. Bütün bunlar performansımı tabii ki etkiliyor. Şimdi hamile olma deneyimini bizzat yaşamam ve gerçek bir anne olma beklentisi, sahnedeki kadın Kaiti’ye, bu hikaye boyunca var olma şekline yeni bir derinlik katıyor.

Leave a comment